0(530) 418 40 83 0(216) 415 02 77
0(530) 972 52 17 0(216) 415 44 45

Sporcu Velilerinin Yapmaması Gereken Beş Davranış

Sporcu Velilerinin Yapmaması Gereken Beş Davranış

Genç bir basketbolcunun ebeveyni olarak çocuğunuz için olumlu bir ortam yaratmak sizin işinizdir.

1) MAÇ SONU ANALİZİNDEN KAÇININ

Karşılaşma sonrasında genelde sporcular eve aileleriyle dönerler. Arabada veliler genellikle çocuklarına maç sırasında neleri iyi, neleri kötü yaptıklarını anlatır.

-Neden boşken daha fazla şut atmadın?

-Hücumda daha hareketli olman lazım. Böyle yaparsan takım arkadaşların topu sana verecektir.

-Bugün pek savunmayı zorlamadın. Yorgun muydun?

Velilerin bakış açısına göre bu gözlemler konuyu tartışmak adına geçerli noktalar gibi görünüyor. “Ayrıca maç henüz yeni bitmişken çocuğumun karşılaşmada yaptıklarının üzerine gitmek önemlidir” diyor ilgili veli.

Sorun şu ki M.S.A genç bir oyuncunun oyundan aldığı zevki kaçırabilir. Sonuçta parkede ayrıldıktan sonra kim analiz edilmek ister ki? (Özellikle arabada arkadaşları varsa bu daha moral bozucu olabilir). Bu antrenörün işidir. Anne ve baba olarak çocuğunuza soluklanması için bir fırsat verin ve “Yapıcı Eleştirilerinizi” sonraki günlere, karşılıklı olacak şekilde saklayın. Maç sonrası pozitif ve kısa süreli konuşmalar önemlidir.

2) KENDİNİZİ “MÜKEMMEL ÖRNEK” OLARAK GÖSTERMEYİN

“Hadi sana nasıl oynadığımı göstereyim?” Çocuğunuza hiç böyle şeyler söylediniz mi? Söylediyseniz çocuğunuzun tepkisini fark ettiniz mi? “Yine başlıyoruz”

Sakin olun. Çoğu ebeveyn gibi çocuklarınıza temel bilgileri kendi deneyimleriniz aracılığıyla öğretmek istersiniz. Çocukların zihninde temel becerileri öğretmek ile göstermek arasında ince bir çizgi var. Her zaman kızınız ya da oğlunuz için orada bulunduğunuzu unutmayın. Başka bir seçenek yok. Çocuğunuz size gelip yardım isteyene kadar bekleyin. Bu en etkili yaklaşım olacaktır.

3) MAÇLARDA KENARDA BAĞIRIP, ÇIĞLIK ATMAKTAN KAÇININ

Gerçekten ses çıkarmanız gerekiyorsa övgü dolu şeyler kullandığınızdan emin olun. Emin olun, hakemlere, antrenörlere, rakip takım oyuncularına ve daha kötüsü kendilerine kötü sözler söylenmesini isteyen herhangi bir oyuncu yok! Karşı takımın yaptığı iyi şeyleri de överek tüm yetişkinlere örnek olun. Bir başka deyişle, bu karşılaşmalarda birileri yetişkin olmak zorunda ve bu siz olmalısınız.

4) KENARDAN TÜM OYUNU YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞMAYIN

Parkedeki tüm oyunu yönlendirmeye çalışan bir veli sesi duydunuz mu?

“Tamam, Mehmet, topu yukarıya getir … şimdi, açık adamı bul … doğru, Ahmet’e ver … Hasan, şutu at! İsmail, ribaund pozisyonuna girmeyi unutma!”

Anladığınızı düşünüyorum. Oyunu oynamayı bırakın. Sadece çocuklarınızın oynamalarına izin verin. Çocuklar oynarken ve eğlenirken talimatlara ihtiyaç duymazlar. Bu aynı zamanda antrenörün çocukları yönlendirmesini zorlaştırabilir. Her şeyden önce bu antrenörün işi değil mi?

5) OYUNU ÇOCUĞUNUZDAN DAHA CİDDİYE ALMAYIN

Bir ebeveyn olarak göreviniz çocuğunuzun ne kadar iyi oynadığına ya da takımının kazanıp kazanmadığına bakmadan ona olumlu destek olmaktır. Maç kazandıran basketi bulduklarında ya da kaybeden tarafta olduklarında onların yanında olduğunuzu samimi bir şekilde gösterin. Çocuklarınız performanslarına gösterdiğiniz tepkileri gözlemleyecektir. Kötü bir maçtan sonra ruh halinizin kötüye gittiğini görürlerse, buna karşı gelip benzer bir şekilde tepki gösterecekler. Onlara galibiyet veya mağlubiyet karşısında dengeyi korumalarını öğretin ve emin olun bu durumdan ikiniz de fayda sağlayacaksınız.

Kaynak: usab.com